ÖTV indi, isteyeni olmayan kızlar bile çeyiz için mağazaya gidiyor

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, ÖTV indiriminin sektöre getirdiği canlanmayı mağazalara giderek yerinde tespit ettiğini, henüz isteyeni olmayan genç kızların bile beyaz eşyadan çeyiz hazırladığını söyledi.

Meclis’teki 23 Nisan resepsiyonunda, kriz önlemlerinin yankısını ilginç örneklerle anlatan Çağlayan, şunları söyledi:

Otomotiv 24 saat

“Renault Genel Müdürü üretim için 12 bin yeni siparşi verdiklerini söyledi. İnsanlar arabaları; çantayla, poşetle götürdükleri paralarla satın alıyorlar. Bunu sektör kendisi söylüyor. Psikolojik bir kırılganlık noktası da önemli. Sanayi üretiminde ve kapasite kullanımında gelmiş olduğumuz nokta, bana göre dönüşümün başladığı noktadır. KDV ve ÖTV indirimi yapılan sektörlerde bir canlanma var. Türk otomotiv sektörü şu anda 24 saat çalışıyor.

Daha isteyeni yok

23 Mart’ta Uşak’ta gezerken bir beyaz eşya mağazasına girdim. ’Nasıl işler?’ diye sordum. ’İşler 2-3 gündür çok iyi’ dediler. Baktım mağazada birileri alışveriş yapıyor. ’Hayırdır ağa, ne yapıyorsun?’ diye sordum, ’ Vallahi Sayın Bakan, kıza çeyiz bakmaya geldim’ dedi. ’ Ne alıyorsun?’ diye sorunca, ’buzdolabı, şunu, bunu alıyorum’ dedi. Kıza dedim ki ’nikah bugün ya da yarın. Bak ben de buradayım, isterseniz ben de buradayken nikah şahidiniz olayım’ deyince, kız başladı gülmeye… ’Ne gülüyorsun? Nikahtan dolayı çok mu mutlu oldun?’ deyince, kızın babası, ’ Yok Sayın Bakan, daha kızın isteyeni yok’ dedi.

50 bin araç satıldı

İndirimi fırsata çevirmişler, şimdiden eşyalarını alıyorlar. Almanya’da hurda indirimi yapılmasından dolayı çok araç satıldı. Bu nedenle Türkiye’deki araba firmalarının stoklarında sıkıntı yaşanıyor. ÖTV indirimi yapan ülkeler içinde en çok otomobil Türkiye’de satıldı. 50 bin araç, hemen başta eridi. Bunların da sadece dörtte birinde tüketici kredisi kullanıldı. Bu kredinin yarısı da sıfır faizli ve firmaların taksitlendirdiği kredi. Stokların yüzde 70’i erir demiştim, bu çok rahat eriyecek. (İşçiyi kağıt üstünde işten çıkarıp sigortasız çalıştıran işverenlere) Bu işin önce vicdani sorumluluğu var. İşçiyi kayıt dışı çalıştırmak demek, o insandan hırsızlık yapmak demek. Bunun hem dini boyutta hem maddi boyutta hem de kanunda cezası var. Yani o insanın hakkını yiyorsunuz. Allah bile diyor ki ’Bana kul hakkıyla gelmeyin, nasıl gelirseniz gelin’ Yanında çalıştırdığın insanın sigortasını, vergisini vermiyorsan, kaçak çalıştırıyorsan, kul hakkı yiyorsun demektir. Şart her ne olursa olsun bunun haklı sebebi de olamaz.”

Nisan 25, 2009. haber. Yorum yapın.

Telefonla anket uygulamamız yok kişisel bilgilerinizi kimseye vermeyin

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kendisini kurum çalışanı olarak tanıtarak, telefonda bilgi almak isteyen kişilere karşı vatandaşları uyardı. TÜİK Başkan Vekili Ömer Toprak, kurumun telefonla anket uygulaması bulunmadığını, bu yüzden hiç kimseye kişisel bilgilerin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Vatandaşlardan dikkatli olmalarını isteyen Toprak, yüz yüze gerçekleştirilen anket öncesinde de mutlaka yazılı olarak bilgilendirme yapıldığını ve yetkili personelin kendisini görevli kimliğiyle tanıttıktan sonra sorularını yönelttiğini anlattı.

TÜİK Başkan Vekili Toprak, gerçekleştirdikleri anketlerde, söz konusu şikayetlerde yansıtıldığı gibi özel ürünlerin kullanımına yönelik sorulara yer verilmediğinin altını çizdi. Toprak, bir soru üzerine de sadece kalite kontrol için telefonu kullandıklarını ifade ederek, bu durumda da vatandaşlardan yeni kişisel bilgi istenmediğini, sadece eldeki verilerin kontrol edildiğini ve anketöre yönelik sorular sorulduğunu belirtti.

Nisan 23, 2009. haber. Yorum yapın.

50 bin lirası olana yatırım uzmanı

Garanti Bankası’nın, ‘yatırım uzmanlığı’ konusunda eğitilen müşteri ilişkileri yöneticileri ‘kişiye özel kazanç reçeteleri’ sunuyor.

Şubelerindeki müşteri ilişkileri yöneticilerini birer ‘yatırım uzmanı’ yapmak amacıyla daha donanımlı hale getiren Garanti, yatırım konusunda sunduğu ürün, hizmet ve süreçlerini de zenginleştirdi. Özel eğitimli yatırım uzmanları, 50 bin TL ve üzerinde birikimi olan müşterileri en doğru şekilde yönlendirmek için gereken uzmanlık ve tecrübeye sahip bulunuyor.

Nisan 20, 2009. haber. Yorum yapın.

ABD bankaları kâr açıklamaya başladı, sinyaller olumluya döndü

Goldman Sachs yöneticisi Cohen, “ABD piyasalarında en kötü geride kaldı.” dedi.
Kriz yılı 2008′in ardından bankaların 2009′un Ocak-Mart dönemine ait ilk çeyrek bilançolarında kâr edilmeye başlandı.

Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, tahminlerin üstünde kâr açıkladı. Bankanın ticari işlem riskini artırarak yılın ilk çeyreğinde 1,66 milyar dolarlık kâr elde etmesi, ABD bankacılık sektörünün en kötü dönemi atlattığı yönündeki beklentileri güçlendirdi. Goldman Sachs üst düzey yöneticilerinden Abby Joseph Cohen, ABD piyasalarında pozitif sinyallerin görüldüğünü ve en kötünün geride kalmış olabileceğini söyledi. Borsaların dip seviyeleri gördüğünü belirten Cohen, ulusal ekonomide yukarı yönlü hareketlerin yılın ikinci yarısında görüleceğini kaydetti. Aylar boyunca çok ciddi düşüşlere maruz kalan Amerika’da makro beklentilerin revize edildiğini aktaran Cohen, geçtiğimiz ay itibarıyla veriler bazında bakıldığında beklentilerle uyumlu bir tablo oluşmaya başladığını vurguladı. Bu uyumun yatırımcıları da harekete geçirdiğini söyleyen Goldman Sachs yöneticisi, market volatilitesinin avantaj olarak kullanılmaya başladığını dile getirdi. Piyasaların birkaç ay öncesine göre çok daha normal olduğunu kaydeden Cohen, yatırımcıların kendilerini rahat hissettiğini söyledi. S&P 500 endeksinde yıl sonu beklentilerinin 900 puan olduğunu dile getiren Cohen, doğal kaynaklar ve endüstri alanında önemli fırsatlar yakalanabileceğini sözlerine ekledi. Tahminlerin üstünde kâr açıklayan Goldman Sachs, hükümetten aldığı sermaye yardımını geri ödemek için de 5 milyar dolarlık hisse arz edecek.

Enflasyon tahminlerden fazla düştü, perakende satışlar azaldı

Öte yandan ABD’de üretici fiyatları mart ayında yüzde 1,2 ile beklentilerin çok üstünde düştü. Gıda ve enerji dışındaki fiyatlardan oluşan çekirdek endeks ise değişmedi. Üretici fiyatları, enerji fiyatlarındaki gerilemenin de katkısıyla yıllık bazda 1950′lerden beri en keskin düşüşü gösterdi. Uzmanlar, üretici fiyatlarının değişmeyeceğini, çekirdek fiyat endeksinin ise yüzde 0,1 artacağını tahmin ediyorlardı. Üretici fiyatları şubat ayında yüzde 0,1, çekirdek fiyat endeksi ise yüzde 0,2 yükselmişti. Diğer taraftan perakende satışlar, geçen ay beklentilerin aksine yüzde 1,1 geriledi. Otomotiv dışındaki çekirdek satışlar ise yüzde 0,9 düştü. Ekonomistler perakende satışların yüzde 0,3 artacağını, çekirdek satışların ise değişmeyeceğini tahmin ediyorlardı.

Nisan 15, 2009. haber. Yorum yapın.

Tedbir paketleri işe yaradı, 362 şirket maaş desteği talebini geri çekti

Küresel ekonomik kriz Türkiye’de işsizliği artırdı. İnşaat, otomotiv ve tekstil, işçi çıkaran sektörlerin başında geliyor. İşten çıkarmalarla yeni iş taleplerinin birleşmesi, işsizliği zirve noktaya ulaştırdı.
Hükümet ise mevcut istihdamı korumak için işletmelere kısa çalışma ödeneği adı altında ‘maaş desteği’ vermeye başladı. Buna göre işçi çıkarmayan şirketlerde işçilerin çalışmadıkları sürelerde maaşları, 6 ay için devlet tarafından ödeniyor. Ancak peş peşe açıklanan önlem paketleri, üretime ara vermeyi düşünen firmaları bu kararlarından vazgeçirdi. Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre hükümetin açıkladığı otomotiv, konut, beyaz eşya ve mobilyadaki ÖTV ile KDV indirimini içeren önlem paketlerinin ardından 362 firma, üretime ara vermekten vazgeçti. Tekrar tam kapasite üretime geçen firmalar, yaklaşık 40 bin işçiyi ilgilendi- ren ‘maaş yardımı’ talebini de geri çekti.
Böylece özel sektörün işçi çıkarması önlenip, işsizliğin iyice tırmanmasının önüne geçiliyor. Çalışanlar ise işsiz kalmak yerine az da olsa maaş alıyor. Kısa çalışma ödeneğinin cazip hale getirilmesi için de 3 olan maaş alma süresi 6 aya çıkarılmıştı. Aylık ücretlere de yüzde 50 zam yapılarak alt sınır 266 liradan 400 liraya, üst sınır ise 533 liradan 800 liraya yükseltilmişti. Ancak ekonomik önlem paketinin devreye girmesi, cazip şartlarına rağmen çok sayıda firmanın kısa çalışma talebini geri çekmesini sağladı. Böylece devlet İşsizlik Fonu’ndan milyonlarca liralık maaş ödemesi yapmaktan kurtuldu. Firmalar da üretimlerini devam ettirerek işçilerine tam ücret ödeme imkanına kavuştu.

Kısa çalışma ödeneği mekanizması, kriz nedeniyle işçinin üretim dışında tutulmasını veya ücretsiz izne çıkarılmasını engellemek için 2003 yılında kuruldu. Ödeneğin devreye girmesi için iki şart gerekiyor. Bunlardan ilki genel ekonomik kriz. İkincisi ise yangın, deprem gibi zorlayıcı sebepler. 2003′ten bu yana ekonomik kriz yaşanmadığı için kısa çalışma ödeneğinin varlığı, işçi tarafından da işveren tarafından da bilinmiyordu. Krizle birlikte Türkiye, kısa çalışma ödeneğiyle tanıştı. Zora giren firmalar, Türkiye İş Kurumu’na başvurup kısa çalışma ödeneğinden faydalanmak istediğini belirtiyor. İş Kurumu ise başvuruları Çalışma Bakanlığı’na bildiriyor. Bakanlık müfettişleri, işyerlerinde yapılan incelemede çalışma sürelerinin kriz sebebiyle azaldığını tespit ederse bu firmalara kısa çalışma ödeneği veriliyor. Üretimin kısmen durduğu işyerlerinde ise, işçilerin maaşını çalıştırdığı gün sayısı kadar patron, çalışmadığı günlerde ise devlet ödüyor. Örneğin kriz nedeniyle ayda 10 gün üretim yapan bir firmada kalan 20 günün maaşını devlet ödüyor.

Martta 27 bin 449 işçi maaşını devletten aldı

Kısa çalışma ödeneği, kriz nedeniyle durgunluk yaşayan firmaların can simidi oldu. Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre devletten maaş desteği isteyen firma sayısı 2 bin 930′a ulaştı. Bu işletmelerde çalışan işçi sayısı ise 203 bin. İncelemesi tamamlanıp destek verilenlerin işletme sayısı 858 oldu. Mart ayında bu işletmelerdeki 27 bin 449 işçinin maaşı devlet tarafından ödendi. Yapılan ödeme tutarı 12 milyon 396 bin 559 Türk Lirası (TL). Kısa çalışma ödeneğine başvuran firmalardan 197’sinin talebi ise şartları taşımadıkları gerekçesiyle reddedildi. Bin 514 firmanın incelenmesi ise devam ediyor. Türkiye İş Kurumu verilerine göre her ay daha fazla işletme kısa çalışma ödeneğinden yararlanıyor. Buna göre ocak ayında yalnızca 650 işçiye kısa çalışma desteği verilirken bu sayı şubatta 7 bin olmuştu. Martta ise 27 bin 449′a çıktı.
Ödenekten kimler faydalanabiliyor?
Ekonomik kriz nedeniyle çalışma sürelerini geçici olarak en az üçte bir azaltan, faaliyetini tamamen ya da kısmen durduran işyerleri yararlanabiliyor.
Kısa çalışma ödeneği alabilmek için işçilerin son 120 gün sürekli çalışmış olması ve 3 yıl içinde en az 600 gün prim yatırmış olmaları gerekiyor.
İşyerinde çalışma sürelerinin azaltılması ya da faaliyetin durmasına sebep olan sebeplerin en az 4 hafta sürmüş olması şart.

Nisan 13, 2009. haber. Yorum yapın.

Erdoğan tatile çıktı bu kez Hatay’ı seçti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim, G-20 ve Obama yorgunluğunu atmak üzere eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye ile tatil için bu kez Antalya yerine Hatay’ı (Antakya) seçti. Antakya, Ege ve Akdeniz kıyı şeridinde AKP’li belediye başkanı tarafından yönetilen tek merkez olarak kaldı. Erdoğan’ın Hatay tatili, “Seçim teşekkürü” olarak algılandı.
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve kızı Sümeyye ile yerel seçimlerin ardından dinlenmek için Antalya’yı değil, Hatay’ı seçti. Daha önce tatil için Balıkesir’in Ekinlik Adası’nı ya da Antalya’yı tercih eden Erdoğan, bu kez tercihini AKP’nin Ege ve Akdeniz kıyılarında kazandığı tek belediye olan Hatay’dan yana kullandı. Yerel seçimler ve G-20 Zirvesi’nin ardından ABD Başkanı Barack Obama’yı ağırlayan Erdoğan, İstanbul’da partisinin İl Başkanlığı’nda düzenlediği toplantıdan sonra tatile çıktı. Erdoğan, önceki gece yarısı Hatay’a geldi. Başbakan Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, karayoluyla tatilini geçireceği Antakya Ottoman Otel’e geçti. Erdoğan Ailesi 380 metrekarelik kral dairesinde haftasonuna kadar kalacak.

1 kilometrelik barikat

Erdoğan’ın tatil için bu kez Hatay’ı, seçmesi Antakya’da gösterilen seçim başarısına teşekkür olarak yorumlandı. Erdoğan’a, kaplıca otelde daha önce konaklayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, eski İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Grup Başkanvekili Sadullah Ergin’in tavsiye ettiği, uzun süredir kendisinin de gelmek için niyetlendiği öğrenildi.

AKP Grup Başkanvekili, Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Erdoğan’ın otelde tatil yaptığını söyledi. Erdoğan’ın geldiğini duyarak bölgeye akın eden gazetecilere yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta barikat oluşturuldu. İl Özel İdare Müdürlüğü’ne bağlı ekipler de otele giden yolda bakım onarım yaptı. 112 Acil Servis’e ait bir ambulans otel bahçesinde hazır bekletildi. Jandarmanın trafik ekipleri ise yol boyunda rutin denetimlerini arttırdı.

Doğu Akdeniz’in turizm çanağının son uç noktasındaki Hatay’daki 5 yıldızlı termal otel, Antakya- İskenderun karayolu Alaattin Köyü yakınlarında, ovanın ortasında. Ali, Murat ve Kenan Güngör kardeşlerin sahibi olduğu otel, geçen yıl hizmet vermeye başladı. Otel, turizm camiasında son derece lüks ve saray konforunda bir turistik tesis olarak gösteriliyor. Otel, Antakya’nın Savon Otel’den sonra açılan ikinci 5 yıldızlı oteli.

Başbakan açacaktı ama

Güngör Kardeşlerin sahibi olduğu Ottoman Palace’ın resmi açılışının Başbakan Erdoğan’ın geliş tarihine göre yapılması planlanıyordu. Ancak Başbakan, aradan geçen bir yıl içinde otelin açılışını yapmak için Antakya’ya gelemedi. Erdoğan, Hayat’a son olarak seçim mitingine katılmak üzere günübirliğine gelmişti.

650 yataklı Ottoman’da 2 kral dairesi bulunuyor

ANTAKYA Ottoman Palace’ın 226 standart, 24 suit ve 2 tam donanımlı kral dairesi bulunuyor. Otelin toplam yatak kapasitesi 650. Odaların genişliği 30 metrekare ile 380 metrekare arasında değişiyor. Ottoman Palace’da bir gece konaklama fiyatı iki kişilik odada kişi başına yarım pansiyon 100 ile 150 lira arasında değişiyor. Mescitin de yer aldığı otelde, Türk hamamı, jakuzi, buhar odaları, yüzme havuzları, çikolata banyoları, aqua park da bulunuyor.

Otelin sahibi Güngör Kardeşler

ANTAKYA Ottoman Palace Termal & Spa ve Kongre Merkezi’nin sahibi, Güngör Kardeşler. Ali Güngör, Murat Güngör ve Kenan Güngör’ün kurduğu Güngör Şirketler Grubu, 1980’de , Gün TIR Uluslararası Taşımacılık ve Ticaret’le yol çıkmış. 1987’de inşaat sektörüne giren grup, 1988’de Defne Turizm’i kurarak turizm sektörüne de adım atmış. Antakya’da Güngör Uydu Kent Projesi’ni hayata geçirmiş.

Antakya Belediyesi ikinci kez AKP’nin

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ın, tatil için seçtiği Antakya’da (Hatay), AKP’nin oy oranını yüzde 36.82’den yüzde 50.9’a çıktı. AKP, Antakya Belediye Başkanı Mehmet Yeloğlu’nun yerine Doç. Dr. Lütfü Savaş’ı aday gösterdi. Lütfü Savaş, oyların yüzde 48.31’ini alarak başkan oldu.

Tamince: Yorum yok

DAHA önce ailesiyle dinlenmek için sık sık Belek’teki 7 yıldızlı Rixos Oteli’ne giden Başbakan Tayyip Erdoğan, bu kez tercihini Hatay’da bir termal otelden yana kullandı. Rixos Otelleri’nin sahibi Fettah Tamince, Başbakan Erdoğan’ın bu kez neden Rixos’a gelmediğine ilişkin bir yorum yapmak istemediğini belirtti.

Akaydın: Antalya’da çok iyi ağırlarız

ANTALYA Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, “Başbakan Erdoğan’ın Hatay’da tatil yapmasını Antalya’ya küskünlük olarak değerlendirmemek lazım. Çünkü devlet adamlığında küskünlük olmaz. Ben Sayın Erdoğan’ı 28 kez değil, 56 kez gelmeye davet etmiştim. Antalya’ya geldiği takdirde kendisini en iyi şekilde ağırlamaya hazırız” diye konuştu.

Asi dizisi Antakya’da çekiliyor

KANAL-D’de yayınlanan ve başrollerinde Tuba Büyüküstün ve Murat Yıldırım’ın yer aldığı Asi adlı dizi de Antakya’da çekiliyor. Reyting rekorları kıran dizinin oyuncuları ve ekibi de Başbakan Erdoğan’ın tatil yaptığı ve Güngör Kardeşler’in işlettiği Ottoman Place’de konaklıyor.

Nisan 10, 2009. haber. Yorum yapın.

Martta 27 bin işçinin maaşını devlet ödedi

Kısa çalışma ödeneğinden yararlananların sayısı martta 4 kat arttı.
Kısa çalışma ödeneği, kriz sebebiyle durgunluk yaşayan firmaların can simidi olmaya devam ediyor. Türkiye İş Kurumu’nun verilerine göre mart ayında krizdeki işletmelerde 27 bin 449 işçinin maaşını devlet ödedi.

Bu kişilere toplam 12 milyon 396 bin 559 TL ödeme yapıldı. Kısa çalışma ödeneğinden yararlananların sayısı geçen ay 7 bin olmuştu. Bir önceki ay ise bu rakam sadece 650 kişiydi. Türkiye İş Kurumu’nun verileri, kısa çalışma ödeneğinden yararlananların sayısının katlanarak arttığını ortaya koydu. Kısa çalışma ödeneğinden yararlananların aldığı maaşın alt sınırı 400, üst sınırı ise 800 TL. Kimin ne kadar ödenek alacağı, brüt maaşına göre değişiyor. Hükümetin küresel ekonomik krize karşı aldığı önlemlerin başında kısa çalışma ödeneği eliyle reel sektörün desteklenmesi geliyor. Buna göre kriz sebebiyle zora giren firmalarda maaşlar bir süreliğine devlet tarafından ödeniyor. Böylece işverenin istihdam yükü hafifletilerek işçi çıkarması önleniyor. Çalışanlar ise işsiz kalmak yerine az da olsa maaş alıyor. Kısa çalışma ödeneğinin cazip hale getirilmesi için maaş alma süresi 3 olan süre 6 ay çıkarılmıştı. Aylık ücretlere de yüzde 50 zam yapılarak alt sınır 266 liradan 400 liraya, üst sınır ise 533 liradan 800 liraya yükseltilmişti. Kısa çalışma ödeneği, ekonomik kriz sebebiyle zora giren firmalarda işlerin kısmen ya da tamamen durması halinde devreye giriyor. Zora giren firmalar, Türkiye İş Kurumu’na başvurup kısa çalışma ödeneğinden faydalanabiliyor. İş Kurumu ise başvuruları Çalışma Bakanlığı’na bildiriyor. Bakanlık müfettişleri, işyerlerinde yapılan incelemede çalışma sürelerinin kriz sebebiyle azaldığını tespit ederse bu firmalara kısa çalışma ödeneği veriliyor.

Öte yandan küresel kriz sebebiyle işini kaybedenlerin artması, işsizlik maaşı alanların sayısının da hızla yükselmesine yol açıyor. Mart ayında 311 bin kişiye 108 milyon 421 bin TL işsizlik maaşı ödendi. Önceki ay ise işsizlik maaşı alanların sayısı 281 bin kişi olmuştu. Geçen yılın aynı dönemine göre kıyaslandığında da işsizlik maaşı alanların sayısının yaklaşık üç kat arttığı görülüyor. 2008′in Mart ayında 121 bin kişiye işsizlik maaşı ödenmişti. Ancak işsizlik maaşı alanların sayısındaki artışın, önceki aylara göre kısmen yavaşladığı görülüyor. Mart ayında işsizlik maaş alanların sayısı 30 bin artarken şubat ayında bu rakam 37 bin, ocakta ise 51 bin kişi artmıştı.

Nisan 7, 2009. haber. Yorum yapın.

Trichet: Denetim kararı güveni yeniden inşa etmek için gerekliydi

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, G-20 liderlerinin mali sistemi denetleme çağrısının güveni yeniden inşa etmek için gerekli her şey olduğunu söyledi.

G-20 liderleri, önceki Londra’daki zirvede, mali gözetimin geliştirilmesi ve bankacılık sektöründe yeni bir kriz yaşanmaması için önlemler alınması konusunda anlaşmışlardı. Trichet, G-20 ülkelerinin aldığı kararlar üzerine yaptığı açıklamada, bu kararların mümkün olduğunca hızla uygulanması gerektiğini belirterek, “Şimdi hızın ve kusursuz uygulamanın hayati önemi var” dedi. Euro’yu desteklemek için oluşturulan sıkı bütçe kurallarının, durgunluğun vurduğu ülkeler için çok büyük kısıtlamalar getirmeyeceğini belirten Trichet, bu çerçevede Avrupa Birliği üyeliğinin azımsanmayacak büyük bir yardım olduğunu söyledi.

Fransa ve Almanya

Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde de liderlerin anlaşmasının, mali sistemdeki fonksiyon bozukluklarının giderilmesine çok yardımcı olacağını söyledi. Almanya Maliye Bakanı Peer Steinbrueck ise varılan anlaşmanın büyük bir atılım olduğunu, mali sistemdeki düzenlemedeki yasal boşlukların dolacağını ve vergi cennetleri ile bankacılık gizliliğine yaptırımlarda anlaşılmasının büyük bir adım olacağını kaydetti.

Nisan 4, 2009. haber. Yorum yapın.

Otomotiv ihracatındaki düşüş hız kesmedi

Ekonominin lokomotifi konumundaki otomotiv sektörünün ihracatı, yılın ilk üç ayında yüzde 53,8 oranında azalarak, 3 milyar 73 milyon dolara düştü.

Ocak-mart döneminde ihracat kalemleri arasında, 1 milyar 74 milyon 723 bin dolarla otomotiv yan sanayisi ilk sırada yer aldı. Bunu, binek otomobiller ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar izledi.

İhracat artışı, sadece demir yolu taşıtlarında gerçekleşirken en fazla düşüş ise hava ve uzay taşıtlarında gerçekleşti.
Bu dönemde, yüzde 53,8 oranında azalarak 3 milyar 73 milyon 34 bin dolara düşen ihracat, geçen yılın aynı döneminde 6 milyar 656 milyon dolara ulaşmıştı.

Ekim ayında yüzde 24 azalarak gerileme eğilimine giren ihracat, kasımda yüzde 40, aralıkta yüzde 45, ocak ve şubatta yüzde 56 düşmüştü.

149 ÜLKEYE İHRACAT

Sektör, yılın ilk üç ayında 12 serbest bölgenin yanı sıra 149 ülke ve özerk bölgeye ihracat gerçekleştirdi.
Yoğun olarak Avrupa ülkelerine yapılan ihracatta, Fransa 508 milyon 151 bin dolar ile ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi Almanya, İtalya, İngiltere ve Belçika izledi.

Sektör bu dönemde, Virjin Adaları, Ekvator Ginesi, Jamaika, Çad, Dağıstan, Maldiv Adaları, Trinidad ve Tobago, Jungholz, Kuzey Kore ve Fiji’ye ilk kez ihracat yaptı.

Nisan 1, 2009. haber. Yorum yapın.

Promosyonlar akaryakıt istasyonlarını vurdu

Dağıtım şirketlerinin satışlarını artırmak için krize rağmen telefondan beyaz eşyaya kadar verdikleri promosyonların, akaryakıt istasyonlarının kar ve hizmet kalitesini düşürdüğü bildirildi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu üyesi İlhan Parseker, dağıtım şirketlerinin rekabet için zaman zaman düzenledikleri promosyon kampanyaları çerçevesinde, cep telefonu, kontör, cumhuriyet altını, çekilişle otomobil, tatil, ütü, tost makinesi, tencere-tava, oyuncak, tıraş köpüğü, havlu ve deterjan verdiklerini belirtti.

Parseker, ana dağıtım şirketlerinden kaynaklanan bu durumun, akaryakıt istasyonlarını olumsuz yönde etkilediğini ifade etti. Kendisinin de bir akaryakıt istasyonu sahibi olduğunu anımsatan Parseker, şunları kaydetti:
“Promosyonlar gerçekten bir çılgınlık haline geldi. Telefondan tutun da beyaz eşyaya kadar veriyorlar. Akaryakıt bayileri bundan çok da memnun değil. Promosyon çılgınlığının bir an önce bitmesi ve asli görevimize dönmemiz lazım. Artık bu çılgınlık öyle bir hale geldi ki, promosyon giderlerimiz, normal operasyonel giderlerimizden daha fazla bir noktaya geldi, birinci sıraya çıktı. Bu da istasyon giderlerini artırırken karları düşürmekte. Dolayısıyla istasyonuna yatırım yapamayan, bakımsız hale gelen bayinin, hizmet kalitesi de düşmekte…”

Promosyona harcanan miktarın, yatırıma yönlendirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması, hatta çok sınırlı da olsa bir bölümünün ürünün fiyatından düşülmesi yönünde kullanılabileceğini anlatan Parseker, rekabetin bu nokta üzerinden yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.

VERGİ YÜZDE 70′E VARIYOR

Parseker, akaryakıt fiyatlarındaki pahalılığın, yüksek vergi oranlarından kaynaklandığına da değinerek, akaryakıtta rafineri çıkış fiyatının üzerindeki toplam vergi oranının, yaklaşık yüzde 70 olduğunu bildirdi.

Bunun oranın son derece yüksek olduğunu, tüketicileri asıl bu noktada rahatlatmak gerektiğini, bu konuda görevin hükümete düştüğünü ifade eden Parseker, “Akaryakıt üzerinde vergi ve verginin vergisi var. Yani, ÖTV ve ÖTV’nin üzerinden alınan KDV. Bu da ortalama yüzde 70 seviyelerinde bir vergi oranına tekabül ediyor. Katmerli bir vergi söz konusu” diye konuştu.

Mart 30, 2009. haber. Yorum yapın.

Sonraki Sayfa »