Promosyonlar akaryakıt istasyonlarını vurdu
Dağıtım şirketlerinin satışlarını artırmak için krize rağmen telefondan beyaz eşyaya kadar verdikleri promosyonların, akaryakıt istasyonlarının kar ve hizmet kalitesini düşürdüğü bildirildi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu üyesi İlhan Parseker, dağıtım şirketlerinin rekabet için zaman zaman düzenledikleri promosyon kampanyaları çerçevesinde, cep telefonu, kontör, cumhuriyet altını, çekilişle otomobil, tatil, ütü, tost makinesi, tencere-tava, oyuncak, tıraş köpüğü, havlu ve deterjan verdiklerini belirtti.
Parseker, ana dağıtım şirketlerinden kaynaklanan bu durumun, akaryakıt istasyonlarını olumsuz yönde etkilediğini ifade etti. Kendisinin de bir akaryakıt istasyonu sahibi olduğunu anımsatan Parseker, şunları kaydetti:
“Promosyonlar gerçekten bir çılgınlık haline geldi. Telefondan tutun da beyaz eşyaya kadar veriyorlar. Akaryakıt bayileri bundan çok da memnun değil. Promosyon çılgınlığının bir an önce bitmesi ve asli görevimize dönmemiz lazım. Artık bu çılgınlık öyle bir hale geldi ki, promosyon giderlerimiz, normal operasyonel giderlerimizden daha fazla bir noktaya geldi, birinci sıraya çıktı. Bu da istasyon giderlerini artırırken karları düşürmekte. Dolayısıyla istasyonuna yatırım yapamayan, bakımsız hale gelen bayinin, hizmet kalitesi de düşmekte…”
Promosyona harcanan miktarın, yatırıma yönlendirilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması, hatta çok sınırlı da olsa bir bölümünün ürünün fiyatından düşülmesi yönünde kullanılabileceğini anlatan Parseker, rekabetin bu nokta üzerinden yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
VERGİ YÜZDE 70′E VARIYOR
Parseker, akaryakıt fiyatlarındaki pahalılığın, yüksek vergi oranlarından kaynaklandığına da değinerek, akaryakıtta rafineri çıkış fiyatının üzerindeki toplam vergi oranının, yaklaşık yüzde 70 olduğunu bildirdi.
Bunun oranın son derece yüksek olduğunu, tüketicileri asıl bu noktada rahatlatmak gerektiğini, bu konuda görevin hükümete düştüğünü ifade eden Parseker, “Akaryakıt üzerinde vergi ve verginin vergisi var. Yani, ÖTV ve ÖTV’nin üzerinden alınan KDV. Bu da ortalama yüzde 70 seviyelerinde bir vergi oranına tekabül ediyor. Katmerli bir vergi söz konusu” diye konuştu.
Başaramazsak en büyük acıyı yoksul ülkeler hissedecek
Nobel Ödüllü ABD’li ekonomist Joseph Stiglitz, küresel krizden kurtulmak için dünyanın yeni bir finansal mimari tesis etmesi gerektiğini söyledi.
Stiglitz, The Guardian gazetesinde yayınlanan makalesinde, “Reform gerekli ama reform havada. Başarısız olma lüksümüz yok. Önümüzdeki görev, yeni bir finansal mimari yaratmak olacak. Eğer başaramazsak, bunun en büyük acısını dünyanın ön yoksul ülkeleri hissedecek” dedi. Küresel bir kriz olmasına karşın önlemlerin ulusal hükümetlerce alındığını, G20 grubu üyesi ülkelerden 17’sinin, kasım ayında Washington’da yapılan toplantıda aksine söz vermelerine rağmen korumacı önlemlere başvurduğunu belirten Stiglitz krizden çıkış reçetesini de şöyle verdi:
Gelişmiş ülkeler, canlandırma harcamasının yüzde 1’ni karşılamalı.
Zorluklarla karşı karşıya bulunan ülkelere destek amacıyla derhal IMF yeni özel kredi çekme hakları çıkarmalı.
Sağlanacak IMF desteği geri tepecek olan harcamalardaki kesinti ve faiz oranlarının yükseltilmesi gibi alışılmış talepleri içermemeli.
IMF tarafından kaynak sağlayan ve borç alan ülkelerin seslerinin daha iyi duyulacağı, yeni bir kredi kolaylığı getirilmeli.
Reformlar finansal sektörün ötesine gitmeli.
Küresel bir ekonomik koordinasyon konseyi oluşturulmalı.
Türkiye’de doğdu, elektrikli oldu
Elektrikli araçlara olan talebin artması ve pil teknolojisinin gelişmesi ile her fuarda daha fazla elektrikli araç görür olduk.
Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenen elektrikli araçlar içinde en dikkat çeken model ise ülkemizde üretilen Ford Tourneo Connect’in İngiliz bir firma tarafından geliştirilen elektrikli versiyonuydu..
Konutta kriz fırsatı
Ekonomik krizle bağlantılı olarak durma noktasına gayrimenkul için inşaat firmaları düğmeye bastı.
Firmalar, satışları canlandırabilmek sıfır peşinattan 120 ay vadeye, peşine yüzde 25 indirimden kredi masraflarını karşılamaya kadar birçok yöntem deniyor.
Ekonomist Dergisi son dönemde öne çıkan kampanyaları derledi…
Ekonomi durdu vergi geliri düştü bütçe 2 ayda yıllık açığı yakaladı
Sanayi üretimi ve kapasite kullanımından sonra Türkiye ekonomisi bir olumsuz rekora daha imza attı. Bütçe yılın ilk iki ayında 10 milyar 359 milyon TL açık verdi, yıl sonu için öngörülen 10 milyar 398 milyon TL’lik açık hedefini şimdiden yakaladı. Bütçe açığında geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 2 bin 187 oldu. Rekor açıkta vergi gelirindeki hızlı düşüş etkili oldu.
GLOBAL krizin Türkiye’ye etkileri bir kez de 2009 yılı bütçesinde kendini hissetirdi. Sanayi üretimindeki düşüş ve işsizlik artışında rekorlar kıran Türkiye, bu yılın ilk iki ayında bütçe açığı rekoruna da imza attı. Merkezi yönetim bütçesi yılın ilk iki ayında 10 milyar 359 milyon TL açık verdi. Böylece Türkiye bütçesi, yıl sonu için öngörülen 10 milyar 398 milyon TL’lik açık hedefini yılın ilk iki ayında neredeyse yakaladı. Bütçe açığında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 bin 187 artış yaşandı. Şubat ayı açığı da yüzde 824 artarak 7 milyar 393 milyon TL’ye yükseldi. Şubat ayında bütçeden 25 milyar 808 milyon lira harcama yapıldı, 18 milyar 415 milyon lira da bütçe geliri elde edildi.
Faiz ödemeleri etkisi
Geçen yılın şubat ayında 1 milyar 21 milyon lira fazla veren bütçe, bu yıl aynı ayı 7 milyar 393 milyon liralık açıkla kapattı. Şubattaki bütçe açığında faiz ödemelerindeki artış da etkili oldu. 2008 yılının şubat ayında 4 milyar 714 milyon lira olan faiz gideri, bu yıl aynı ayda 9 milyar 859 milyon liraya ulaştı. Söz konusu rakam, şubattaki bütçe giderlerinin yüzde 38’ini oluşturdu. Şubat ayındaki faiz dışı fazla rakamı da 2 milyar 466 milyon lira olarak belirlendi.
İki aylık sonuçlar
Ocak-şubat döneminde de bütçe harcamaları 44 milyar 604 milyon lira, bütçe gelirleri 34 milyar 245 milyon lira olarak gerçekleşti. Böylece geçen yılın ilk 2 ayında 496 milyon lira fazla veren Merkezi Yönetim Bütçesi, bu yılın aynı dönemini 10 milyar 359 milyon lira açıkla geride bıraktı. 2009 bütçesinde yıllık 10 milyar 398 milyon liralık açık öngörülmüştü. Bu dönemdeki faiz dışı fazla ise 3 milyar 282 milyon lira oldu. Bu yılın ocak-şubat aylarında faiz giderleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51.6 arttı. Geçen yıl 8 milyar 998 milyon lira olan 2 aylık faiz ödemesi, bu yıl 13 milyar 642 milyon lirayı buldu. Bu dönemde personel giderleri, geçen yıla göre yüzde 15.9 artışla 10 milyar 76 milyon liraya çıktı.
Harcama kalemleri
Bütçe harcamalarının 1 milyar 233 milyon lirasını sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri, 2 milyar 577 milyon lirasını mal ve hizmet alımları, 15 milyar 944 milyon lirasını cari transferler, 323 milyon lirasını sermaye giderleri, 152 milyon lirasını sermaye transferleri, 659 milyon lirasını da borç verme kalemi meydana getirdi. 2 aylık dönemde bütçeden 1 milyar 116 milyon lira sağlık gideri yapıldı, yeşil kartlıların tedavi ve ilaç harcamaları için de 805 milyon lira çıktı. Aynı şekilde 1 milyar 879 milyon liralık tarımsal destekleme ödemesi yapıldı.
Vergide hızlı düşüş
Yılın 2 ayında bütçe gelirleri geçen yıla göre yüzde 2.5 artarak, 34 milyar 245 milyon lira oldu. Ancak 2008 yılının ocak-şubat döneminde 29 milyar 336 milyon lira olan vergi gelirleri, bu yıl 1 milyar 706 milyon lira azalarak, 27 milyar 630 milyon liraya geriledi. Vergi tahsilatında en büyük düşüş yüzde 32.3 ile ithalde alınan KDV’de yaşandı, bunu yüzde 9.2 ile harçlar, yüzde 8.7 ile özel tüketim vergisi, yüzde 4.9 ile kurumlar vergisi, yüzde 3.8 ile de dahilde alınan KDV izledi.
Maliye: Ekonomi yavaşladı, bütçe de olumsuz etkilendi
MALİYE Bakanlığı, 2008 yılının 2’nci yarısından itibaren küresel ekonomide meydana gelen daralmaya bağlı olarak ekonomimizde gözlenen yavaşlamanın, 2009’un ilk 2 ayında bütçe sonuçlarını, özellikle de vergi gelirleri performansını olumsuz etkilediğini belirtti. Maliye Bakanlığının bütçe sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde de küresel ekonomide yaşanan krizin ülkemiz ekonomisinde de etkilerinin ortaya çıktığı, dış talepteki daralmanın da, ihracata dönük sektörlerde üretim ve satışların hızla azalmasına neden olduğu belirtildi. İç talepte de beklentilerin şekillendirdiği bir yavaşlama eğilimi görüldüğüne işaret edilen değerlendirmede, “ekonomide meydana gelen bu gelişmeler, bütçe gelirlerinin ve sosyal güvenlik prim gelirlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur” görüşüne yer verildi.
Krize karşı ’uluslararası hareket planı’ gerekiyor
Krize karşı ’uluslararası hareket planı’ gerekiyor
Londra’daki G-20 hazırlık toplantısında Türk özel sektörünü temsil eden TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Downing Street 10 Numara’da İngiltere Başbakanı Gordon Brown ile görüştü.
G-20 ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarının 2 Nisan’da Londra’da yapacakları zirvenin hazırlıklarını sürdüren İngiliz hükümeti, iş dünyası liderleriyle dün biraraya geldi. Gelişmiş 20 ülkenin özel sektörünün en önemli 20 ismini biraraya getiren bu toplantıda Türk işdünyasını Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ temsil etti. 10 Downing Street’de (Başbakanlık Konutu) gerçekleşen bu iş zirvesinde, Fransız ve İtalyan başkanlarla birlikte ülkesini temsil eden 3 kadından biri olan Arzuhan Doğan Yalçındağ, TÜSİAD’ın önerilerini diğer temsilcilerle paylaştı.
Uluslararası plan
Bu toplantıdan önce Arzuhan Doğan Yalçındağ, dün öğleden önce, İngiltere Sanayi Bakanı Peter Mandelson ile birlikte zirvenin ev sahibi olan İngiliz Sanayisi Konfederasyonu’nun (CBI) Başkanı Martin Broughton ve G-20’nin diğer temsilcileriyle bir araya geldi. Ev sahibi Lord Mandelson, bankacılık kriziyle başlayan küresel ekonomik krizin, koordineli bir uluslararası hareket planı hazırlanmadan aşılmasının kolay olmadığını vurguladı. Basın kapalı olarak yapılan bu toplantıda, “ortak tavır” alınabilecek konular öne çıkarıldı. Temsilciler, önceden talep edilen “öncelikli üç konu”yu sundular. TÜSİAD’ın, öncelikli 3 konusu ise “kontrollü mali genişleme, IMF’in yapısı ve G-20’nin kurumsallaşması” oldu.
İş dünyasını dinledi
Daha sonra ikinci aşama olarak, İngiltere Başbakanı Gordon Brown’ın Downing Sokağı 10 numaradaki ikametgahındaki toplantıya geçildi. G-20 zirvesi öncesinde iş dünyasının sorunları, çözüme yönelik önerileri gibi konularda fikir alış-verişinin yapıldığı, hükümetlerin müdahalelerinin iş dünyası üzerindeki etkileri ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için yapılması gerekenlerin de ele alındığı bu toplantıda, Başbakan Brown işdünyasının temsilcilerinin önerilerini dinledi.
Türkiye’yi TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın temsil ettiği bu toplantılarda İngiltere, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Kore, Meksika, Hollanda, Rusya, İspanya, ABD ve AB temsilcileri yer aldı.
Süper Loto talihlileri ikramiyelerini aldı
Süper Loto’da, 12 hafta devrettikten sonra ikramiye tutarının 50 milyon liraya çıktığı geçtiğimiz hafta, 6 rakamı bilerek yaklaşık 25′er milyon lirayı kazanan İstanbul ve Bursa’dan iki talihlinin ikramiyelerini, adlarına banka şube müdürleri teslim aldı.
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürü Recep Biçer, talihlilerin ikramiye çekinin verilişi sırasında yaptığı konuşmada, Süper Loto’nun 25 Ekim 2007′den itibaren her Perşembe günü oynandığını anımsattı.
Biçer, 12 hafta boyunca yaşanan devirlerden sonra 73. hafta çekilişinde 49 milyon 817 bin 807 liraya ulaşan ikramiyenin, bu çekilişte İstanbul-Beylikdüzü ile Bursa-Nilüfer’den iki talihli arasında kişi başına 24 milyon 908 bin 903 lira olarak paylaşıldığını hatırlattı.
Her iki talihlinin de parayı hayırlı işlerde kullanmasını ümit ettiğini belirten Biçer, “Parayı akıllıca kullanmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü çok büyük ikramiye. Piyango tarihinin en büyük ikramiyesi” dedi.
Biçer, her iki talihlinin de 6′şar kolonluk kuponlarını makineye oynattıklarını anımsattı.
TALİHLİLER
Bursa-Nilüfer talihlisi adına ikramiyeyi alan Ziraat Bankası Ankara Kurumsal Bankacılık Şubesi Pazarlama Müdürü Ercüment Yıldırım, talihlinin 50 yaşlarında ve erkek olduğunu, serbest meslekle uğraştığını ve eşiyle birlikte oynadıklarını söyledi.
Yıldırım, gazetecilerin, talihlinin nerede yaşadığını sorması üzerine, bunu bilmediğini ifade ederek, talihlinin maddi durumunun çok iyi olmadığını, “orta direk” denilebileceğini kaydetti.
Talihliye Ziraat Bankasına gösterdiği teveccühten dolayı teşekkür eden Yıldırım, “Parasını bankamızda değerlendirerek doğru bir seçim yaptı. Öncelikle vadeli mevduat olacak. Baştan 1 ay falan vadeli olacak. Daha sonra ilgili şube ve duruma göre bir tercih yapılacaktır” dedi.
Başka bir soru üzerine Yıldırım, parayı vekaleten tahsil ederken bile heyecanlandığını söyleyerek, “25 milyon lira orta direk bir aile için oldukça heyecan verici bir rakam” diye konuştu.
Yıldırım, Bursa talihlisinin çok zengin olduğu, arsaları ve evleri bulunduğu yönündeki söylentilerin hatırlatılması üzerine, “Yok, hayır. Kredi kullanan bir orta direk diyebiliriz” dedi. Yıldırım, tanınmak istemediği için talihli hakkında ancak, beyanı doğrultusunda konuşabildiğini belirtti.
İstanbul-Beylikdüzü talihlisi adına ikramiyeyi alan İş Bankası Genel Müdürlüğünde İkinci Müdür Fatma Yılmaz ise talihlinin sadece 50 yaşlarında ve erkek olduğunu söyledi.
Panama’da deprem
Panama’nın güneyinde 6,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi
Amerikan Jeofizik Enstitüsü, yerel saatle dün akşam meydana gelen depremin merkez üssünün, ülkenin üçüncü büyük kenti David’in yaklaşık 314 kilometre güneyi ve Santiago kentinin 342 kilometre güneybatısında, 10 kilometre derinlikte olduğunu belirtti.
Depremde can ve mal kayıpları konusunda şu an için hiçbir bilgi edinilemediği kaydedildi.
İstanbul’un ilk ‘7 yıldızlı’ oteli 15 Aralık’ta açılıyor
Palmali Holding, Marriott International ile imzaladığı yönetim anlaşması ile ‘Edition’ serisi oteli dünyada ilk kez İstanbul’da hizmete açacak.
Konuklarına ‘7 yıldızlı’ konfor sunacak ‘The Edition Hotel İstanbul’, 100 milyon Euro’ya mal olacak.
Dünyanın en büyük 5 armatör şirketi arasında yer alan Palmali Holding, 80 odalı oteli, TMSF’den aldığı Büyükdere Caddesi’ndeki HSBC eski genel müdürlük binasında yapacak. Binayı 2007 sonunda açılan ihaleyle 93 milyon TL’ye alan Palmali, dış cephe ve iç tasarımının yenilenmesiyle ortaya çıkacak oteli 15 Aralık 2009′da açmayı planlıyor.
İstanbul’a ‘7 yıldızlı’ oteli kazandırdıkları için çok mutlu olduğunu söyleyen Azeri asıllı işadamı Palmali Holding Başkanı Mübariz Mansimov, “2010′da Avrupa kültür başkentliği yapacak İstanbul’a en iyi hizmeti sunacak 7 yıldızlı oteli açacağız. The Edition Hotel İstanbul’da hepsi süit 80 oda bulunacak. Dünyanın en iyi marka restoranlarının yanı sıra gece kulübü ve SPA hizmeti de verilecek” dedi.
STUDIO 54’ÜN YARATICISINDAN
Edition otellerinin tasarımı Ian Schrager tarafından hazırlandı. New York’un efsanevi gece kulübü Studio 54′ün yaratıcısı olan Schrager, sektörü 23 yıl önce ‘butik otel’ konseptiyle tanıştırdı. Hudson, Gremercy Park gibi otel dizaynları büyük ilgi çekti. Schrager, Marriot International ile Edition serini beraber tasarladı.
Dünyada ilki İstanbul’da açılacak ‘Edition serisi’ oteller, konaklamada standartları farklı boyuta yükseltmeyi hedefliyor. Yüksek kaliteyi modern tasarım, orijinallik ve otantik öğelerle birleştirecek.
The Edition Hotel İstanbul’un Operasyonlar Genel Müdürü Dan Flannery, “İstanbul’a yeni Edition’ımızı getirmek için Palmali ile işbirliği yapmaktan heyecan duyuyoruz. Titiz misafirler bir otelden eşsiz bir ortam ve deneyim sunmasını bekler. İstanbul’un potansiyeli bu açıdan çok önemli” dedi.
OTEL YATIRIMINA 400 MİLYON DOLAR
Azeri asıllı işadamı Mansimov, İstanbul’un yanı sıra Bakü ve Bodrum’da toplam 400 milyon dolarlık otel yatırımı yapacaklarını açıkladı. Mansimov “Bu yaz sezonunda Bodrum Yalıkavak’ta ‘Pal Beach’ adını verdiğimiz oteli açıyoruz. Gelecek yıl bu otel ‘Edition’ serisine dahil olacak. Ayrıca Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de de bir Edition açmak üzere çalışmalarımız sürüyor. Grup şirketlerinden Pal İnşaat tarafından yapılan otellere toplam 400 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirmeyi planlıyoruz” dedi.
DÜNYADA İLK DEFA İSTANBUL’DA AÇILIYOR
* Toplam 80 odanın tamamı süit olarak tasarlandı.
* Otelde dünyaca ünlü iki restoran açılacak. Bu konuda görüşmeler sürüyor.
* En üst kata konulacak özel camlı taçta üyelikle girilebilecek özel bir kulüp bulunacak.
* İstanbul’daki en büyük ve en lüks SPA merkezi otelde yer alacak.
* Akıllı bina teknolojilerine sahip otel toplam 100 milyon Euro’ya mal olacak.
Sanayide çarklar yavaşladı elektrik tüketimi azalıyor
Elektrik tüketimindeki düşüş, küresel krizin etkisiyle geçen yılın ekim ayından beri devam ediyor. TEİAŞ yetkililerinden alınan bilgiye göre, şubat ayında elektrik tüketimi, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10 azalarak 14 milyar 945 milyon 397 bin kilovatsaate (kWh) geriledi.
Ocakta ise 16 milyar 798 milyon 952 bin kilovatsaat elektrik tüketilmişti. Şubat ayında 14 milyar 985 milyon 108 bin kilovatsaat elektrik üretimi gerçekleşti. Üretimde ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,7 düşüş yaşandı. Ocak ayında ise 16 milyar 839 milyon 118 bin kilovatsaat elektrik üretimi gerçekleşmişti. Yetkililer, küresel krizin etkisiyle özellikle sanayi tüketimindeki düşüş ile tüketimdeki düşüş eğiliminin devam ettiğini belirtiyor. Yılın ikinci çeyreğinden itibaren tüketimde artış trendine girileceği öngörülürken, 2009′da 207 milyar kilovatsaatlik bir elektrik tüketimi tahmin ediliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), açıklamasına göre, Türkiye’nin sanayi üretimi, 2008 yılında yüzde 0,9 geriledi. 2008 yılı aralık ayında sanayi üretimi de yüzde 17,6 azaldı.